wordpress tema adresinden indirlmiştir.

Manchester : Futbol ve Sanayi Şehri

By Admin, 6 Şubat 2019

Merhabalar, bugün size sadece 35 pound’a maal ettiğim 2 günlük Manchester gezimden bahsedeceğim. Öncellikle Dublin-Manchester ve Manchester-Dublin uçuşlarını sadece ve sadece 8 euro’ya gerçekleştiren Ryanair’a teşekkürü bir borç bilirim. Diğer yandan konaklamayı da gerçekleştirdiğim ve 4 kişilik odası için kahvaltı dahil olmak 10 euro ödediğim Manchester Hatters Hostel de çok merkezi bir lokasyonda idi.

Açıkçası gezimin ilk günü sadece 35 dakikalık bir uçuş sonrasında Manchester’a varmıştım. Birleşik Krallığın Londra ve Glasgow’dan sonraki en büyük 3.şehri olan bu bölge herşeyden Önce Kırmızı Şeytanlar olarak bilinen Manchester United takımıyla ve ona ev sahipliği yapan ve Düşler Sahnesi olarak bilinen Old Trafford stadyumu ile tanınıyor.

Ayrıca Manchester, ülkenin en büyük sanayi şehri konumunda ki Manchester United kulübü de bu şehirdeki demir işçilerinin kurduğu bir kulüp. Zaten bilinen ilk şehirlerarası tren de bu şehirde üretilip faliyete geçirilmiş.

Gelelim benim Manchester’da ne yaptığıma. Öncelikle her Turist gibi güzel bir havada Old Trafford stadyumunu ziyaret ettim. Gerçekten şahaneydi. Stadın altındaki Manchester Megastore sahanın kendi kadar büyüktü. Stadyuma yakın bölgedeki evler, shoplar, restaurantlar tamamiylr Manchester United figürleriyle ve bayraklarıyla süslenmişti. Üstelik sıradan bir gün olmasına rağmen.

İkinci durağım Manchester Bilim ve Endüstri Müzesiydi. İlk şehirler arası tren, ilk bilgisayarlardan biri ki şimdiki herhangi bir IPad’den 10000 kat daha yavaş ama çok daha büyük, ilk jeneratör, eski radyolar, televizyonlar ve dokuma makinaları. İnsanlık tarihinin geçmişten günümüze gerçek bir yansıması olan bu müze 4 farklı binadan oluşuyordu ve her bina farklı tür icatları içeriyordu. (Trenler,dokuma cihazları, bilgisayarlar vs…)

Oda boyu Bilgisayar

Sonraki gün ilk olarak Manchester City Hall’u ziyaret ettiğim ve sabah kahvaltımı yakınlardaki cafelerden birinde yaptım. Ayrıca Burada şehrin simgelerinden meşhur saat kulesi önünde de fotoğraf çekilme imkanım oldu.

Manchester City Hall

Daha sonrasında ise bir açık hava parkı gelecek durağım oldu. Hem biraz kafa dağıtıp dinlenebileceğim hem de gezime devam edebileceğim şehrin simgelerinden de olan bu park içinden geçen nehrin üzerindeki motoryatlar vasıtasıyla birçok işletmeye ev sahipliği yapıyor. Mesela yatlardan birisi, 6 kişilik mini otel olarak hizmet verirken diğeri restaurant olarak hizmet veriyor. Bu ve bunun gibi 10’larca yat, nehir üzerinde hazır bekliyor. Ayrıca nehrin üzerinde gezinen ve gerçek sakinleri olan yaban ördekleri de görülmeye değer canlılardı ki sürekli karaya çıkıp nehrin ziyaretçileriyle haşır neşir olurlar.

Castlefield Urban and Heritage Park

Son olarak gittiğim Manchester katedrali, şehrin en önemli ve en eski yapılarında biri. İçerisinde 100’lerce yıllık taşarı barındıran bu maabet hala ilk günkü gibi gizemini koruyordu.

Tarihi Katedral

Katedral gezimden sonra Şehrin alışveriş merkezi olan market street’te bulunan Avm’lerden birine girdim ve biraz vakit harcadıktan sonra dönüş için Manchester havalimanı’na hareket ettim. Benim için harika geçen bu gezimin ardından hemen ertesi gün girdiğim final sınavı şahane geçti ve mutluluğuma mutluluk kattı. Başka gezilerimizle tekrardan buluşmak dileğiyle.

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir